Türk sanat müzigin en güclü seslerin basinda gelen ve 1952 yilinda Istanbul'da dünyaya gözlerini acan Bülent Ersoy'un kalbi kücüklügünden beri Türk sanat müzigin icin atmistir.Belediye konservatuarlardan ve büyük üstadlardan Melahat Pars ve Ridvan Aytan gibi özel dersler almistir.Tanrinin vergisi olan güclü sesiyle ve aldigi akamdemik terbiyeyle Istanbul Belediye konservatuarini bitirdikten sonra müzikal tecrübelerini genislestirmeye devam etmistir. Ilk kirkbeslik plagi 1971 yilinda Saner Plak'tan cikmistir ve plakta güftekâr Muzaffer Özpinar'a ait olan güfte ve bestesi "Lüzüm Kalmadi" ve "Neye Yarar Gelisin"yer almistir.1974 sahneye ilk adimini Büyük Maksim'de atti.Halk'in tüm kesiminden ilgi ve alaka gördü.1976 da ikinci ve 1977 de ücüncü konseri yapildi. Müzeyyen Senar Ekolü'nün temsilcisi olarak basladigi sanat hayatinda olaganüstü bir yorumcu ve muhtesem bir tavrin sancaktari oldu."Beddua", "Bahari Bekleyen Kumrular Gibi" ve "Dert Cekmeye Gidiyorum" gibi sarkilariyla profesyönelligini ispat ederek basari merdivenlerini hizli adimlarla yukari tirmandi. Türk müzik piyasasinda 70'li yillarin ortasinda fantazi,pop ve arabesk müzikler ticari amaclar yüzünden tutuldugu halde Bülent Ersoy eski ve yeni eserlerden olusan saf bir Türk Sanat Müzigi longplayi cikardi.Bu cürretkar ve büyük adimiyla Türk dinleyicilerin takdirini kazanip satis listelerinde büyük bir rekor kirdi. 1980 Londra'da cinsel tercihini kadin olmakta kullanan Bülent Ersoy ayni yilada Kenan Evren tarafindan 8 yil sahne yasagina carptirildi.Bu kararla Bülent Ersoy Almanya'nin Freiburg in Breisgau sehrinde sürgün yasadi. Bu yasak esnasinda Fransiz ve Alman devletinden Türk askeriyesini ve devletini kötülemek sartiyla maddi güc,pasaport ve devlet sanatciligi ünvani vât edildi.Milliyetci bir tavir sergileyerek bu tür vâtleri her zaman elinin tersiyle itip büyük bir onurla ülkesine ve Türk insanina bagli kalmistir. Paris Olympia konserinin öncesi Fransiz Devlet Televizyonun röportajinda kendisine sorulan "Türkiye sizin gibi bir sese yillarca yasak koydu, nasil yorumluyorsunuz?" soruya "O bizim ülkemizin ic isi" diye cevap vermistir. Sahne yasagi 8 yil sonra dönemin baskani Turgut Özal tarafindan kaldirildi. Dünyada adina bir kânun ilk sanatci olmustur.Turgut Özal bir gecede Bülent Ersoy adina pembe nüfus kagidini cikarabilmek icin cinsel degisime ugrayanlara pembe nüfus kagidini alabilme hakkini yasal olarak legllestirdi ve bu legallestirmeyi Bülent Ersoy'un pembe nüfus kagidini olusturduktan sonra sabaha karsi geri aldi. Hayatinin en kritik anini 1989 Adana'da gecirdi.Sahnede bir dinleyici tarafindan karnina 5 kursun sikildi ve cok agir yaralanmayla yasamda kalmayi basardi.Bu esnada bir böbreginikaybetti ve yillar sonra kendisini kursunlayan kisiyi affetti. Sevilen ve rekorlar kiran albümleri "Düskünüm Sana", "Yasamak Istiyorum", "Biz Ayrilamayiz" ve "Ablan Kurban Olsun Sana" oldu. 1995 yilinda "Benim Dünya Güzellerim" albümünde usta Selcuk Tekay ile calisti ve ödüller yagmuruna tutuldu. Ayni sene "Alaturka 95" adinda Haci Arif Bey, Münir Nurettin Selcuk, Selahattin Pinar, Kadri Sencalar, Ismail Hakki Bey ve Kemani Serkis Efendi'nin büyük eserlerini yorumladi. Bir baska ses getiren albümüde 1997 yilinda cikan "Maazallah" albümü oldu. Bu basarili albümde Halil Karaduman ve Osman Ismen gibi bestekarlarla birlikte calisti. Popüler ve anonim seslendirdi bu albümde ve piyasaya cikmadan rekor sayisinda önsiparis aldi. Bu albümün adini verdige Maazallah sarkisina videoklip cekti ve sütlü banyo sahnesinden dolayi cok ilgi gördü. Ersoy en son 2001 de "Canimsin" albümüyle müzik piyasasina geri dönüs yapip "Hani Bizim Sevdamiz" adli sarkisiyle bir kez daha basariya imza atti. 30 yila askin maksimum basarili sanat hayatinda New York, Paris 'den Avustralya'daki Melborn gibi dünya sehirlerinde konserler verdi ve gurbetci Türklerimizin yanisira yabanci dinleyicilerin ve basininda dikkatini cekti. 1980 London Palladium ve 1983 New York Madison Square Garden'da ilk Türk sanatcisi olarak sahne aldi. Paris Olympia'da 30 Mart 1997 ilk türk sanatcisi olarak dünya starlari tarzinda konser verdi.Bu konser dev bir elli kisilik orkestra ekibinden olusup tam 4 saat bir program olarak sunulmustur. Bülent Ersoy bugüne kadar 30'a yakin albüm cikarip 11 filmde basrol oynayip sayisiz ödüller aldi. 1997 yilinda Japonya'da ses laboratuvarinda incelenip "Yüzde Yüz Kusursuz" bulunup "Uluslararasi Montu Merid Müzik Doktoru" ünvanini verilip ayriyetten Azerbaycan'dan devlet sanatcisi ünvanini almistir. Gecmiste Sanat Günesi Zeki Müren ile soguk bir rekâbet icinde olmasina ragmen adil ve saygi cercevesi görüsüp konusurlarmis.Bugünki en sevdigi sanatci arkadaslarindan birileri Ibrahim Tatlises, Orhan Gencebay, Seda Sayan ve Türkân Soray. Kendisinden sonra gelen en güclü iki assolist ve türünün son ikilisi olan Sibel Can'i ve Ebru Gündes'i kendi kizlari gibi sever ve sayar. Gecmisten bu zamana kadar yanindan hic ayirmayan ve en güzel kiyafetlerine imzasini atan Moda Kralicesi dostu Nur Yerlitas. Bülent Ersoy güclü bir azimle ve yüksek müzik seviyesiyle otoriterligini dünyada bir esi benzeri olmayan bir sekilde Türk Halkina kabul ettirip tüm kalplerde taht kurmayi basarip halk tarafindan Diva ünvanini kazanmistir.
Biyografi
-
Anasayfa
-
Önsöz
-
Haberler
-
Biyografi
-
Deutsch
-
Francais
-
Espanol
-
English
-
Resimler
-
Videolar
-
Plaklar
-
Mesajlariniz